Trump: Hürmüz Boğazı açık, dün gece onları fena vurduk
ABD Başkanı Trump, Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham'ın ani ölümünün ardından NBC News'e verdiği mülakatta, Graham'ın kendisi için "aileden biri" gibi olduğunu belirtti. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu ve ABD'nin İran'ı sert bir şekilde vurduğunu açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Güney Carolina eyaletine yirmi yılı aşkın bir süre boyunca hizmet eden, ABD dış politikasının şekillenmesinde kritik roller üstlenen ve ulusal tartışmaların merkezinde yer alan Senatör Lindsey Graham'ın ölümünün ardından NBC News yayınına telefonla bağlanarak taziye dileklerini kabul etti ve Graham'ın mirasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"HER BAKIMDAN BENZERSİZ BİR İNSANDI"
Başkan Trump, mülakatın başında duyduğu derin üzüntüyü ifade ederek "Onu kaybetmek gerçekten çok zor. Harika bir insandı. Aslında her bakımdan benzersiz bir şahsiyetti" dedi.
Sunucunun ölüm haberini aldığında verdiği ilk tepkiyi sorması üzerine Trump, vefattan hemen önceki saatlerde gerçekleştirdikleri son telefon görüşmesini anlattı. Trump, son görüşmeye dair şu detayları paylaştı:
"Durumu daha da tuhaf kılan şey, dün akşam saat yedi sularında ondan bir telefon almış olmam. Beni aradı ve 'Save America Act' yasası için her şeyin hazır olduğunu söyledi. Bu yasa tasarısının geçmesi için adeta çılgınlar gibi çabalıyordu. Ukrayna'dan henüz yeni indiğini belirtti. Ben de ona 'Bu gerçekten çok uzun bir yolculuk' dedim. Sesinde hafif bir yorgunluk vardı ama bunun dışında tamamen kusursuz durumdaydı. Elbette yorgun olmaya hakkı vardı, o tam anlamıyla bir iş kolikti. Gerçekten durmaksızın çalışırdı ama telefonda sesi harika geliyordu. Yorgun olduğunu kabul etmekle birlikte tek odaklandığı şey yasa tasarısını meclisten geçirmekti. Ben de ona 'Bunu başaracağız Lindsey, bu işi çözeceğiz, yakında görüşürüz' dedim. Hatta bugün bir araya gelebileceğimizi düşünmüştük."
Trump, bu görüşmenin dostunun son konuşması olabileceğini ifade ederek "Bu konuşma, onun yaptığı son telefon görüşmesi olabilir, tam olarak bilemiyorum. Gece saat bir sularında ofisindeki yetkililerden birinden vefat ettiğine dair bir mesaj aldım. İnanmakta zorlandım. Benim için aileden biri gibiydi, gerçekten çok zor bir durum" sözleriyle yaşadığı sarsıntıyı dile getirdi.
"DEMOKRATLAR VE CUMHURİYETÇİLER ARASINDA KÖPRÜ KURARDI"
Senatör Graham'ın güçlü bir savunucu ve benzersiz bir müzakereci olduğunu vurgulayan Trump, onun iki parti arasındaki uzlaştırıcı rolüne dikkat çekti.
Trump, bu konuda şu ifadeleri kullandı:
"Eğer bir şeyi elde etmek istiyorsa bunu başarırdı, çok özel bir yeteneği vardı. Demokratlar ve Cumhuriyetçilerle aynı anda çalışabilen ender insanlardandı. Bir sorun yaşadığımda, gerçekten çözülmesi zor bir problem olduğunda ki bunu sık sık yapmazdım ama bir Demokrat ile sorun yaşadığımda bunu Lindsey aracılığıyla çözebilirdim. O gerçekten çok büyük bir siyasetçiydi. İşini aşkla yapardı."
Trump, Graham'ın siyaset sahnesindeki varlığından büyük bir haz aldığını ve yaklaşan seçimleri açık ara kazanmasının beklendiğini aktardı. Graham'a verdiği erken desteğe değinen Trump, aralarındaki dostluğa ilişkin şunları söyledi:
"Onun gibi başka biri yoktu. Siyasetçi olmayı çok severdi ve kendi eyaletindeki seçimi de büyük bir farkla kazanacaktı. Ona çok erken bir dönemde destek vermiştim ve büyük bir zafer elde edecekti, işi neredeyse garantiydi. Siyaseti o kadar çok seviyordu ki ona 'Sana destek veriyorum çünkü kazanmak zorundasın, eğer senatör olmasaydın hayata nasıl tutunurdun bilmiyorum' demiştim. Bazı insanlar kaybettikten sonra başka işlere yönelebilir ama onun başka bir şey yaptığını hayal bile edemiyordum. Senatör olmasaydı ne kadar yaşayabilirdi emin değilim. Ve bakın ne oldu; tam da büyük bir zaferin arifesindeydi. Halk onu çok severdi, herkes severdi. Elbette bazı düşmanları da vardı, o oldukça çetin bir cevizdi, bunu yanlış anlamayın. İnandığı bir dava uğrunda karşısında birileri durduğunda son derece sert ve tavizsiz olabilirdi. Ancak tüm bunların ötesinde, o çok iyi bir insandı."
"ÖLÜMÜ ÇOK HIZLI VE ANİ OLDU"
Senatörün ölüm nedenine ilişkin ayrıntıların sorulması üzerine Trump, son görüşmesinde olağanüstü bir sağlık sorununa dair hiçbir işaret almadığını belirtti.
Trump, sürece dair bilgileri şu sözlerle aktardı:
"Bana sadece biraz yorgun olduğunu söyledi. Çok uzun saatler süren bir yolculuktan dönmüştü. Anladığım kadarıyla polis ve acil servis ekipleri akşam saat 19.30 ile 20.00 sularında evine intikal etmiş. Dolayısıyla son telefon görüşmemizden hemen sonra bu durum gerçekleşmiş olmalı. Kendisini iyi hissettiğini, sadece yorgun olduğunu söylemişti. Onu çok iyi tanırdım, eğer kendisini kötü hissetseydi bunu mutlaka dile getirirdi. Sağlığının iyi olmadığı günlerde bunu açıkça söylerdi. Ancak bu sefer gayet iyiydi."
Ekiplerin eve ilk olarak kalp durması ihbarıyla çağrıldığının hatırlatılması üzerine Trump, ölümün ani bir kalp krizinden kaynaklanmış olabileceğini değerlendirdi.
Trump, "Büyük olasılıkla böyle bir durum yaşandı. Çünkü onunla konuştuğumda, bu olaydan sadece dakikalar öncesi olmalı, yorgunluk dışında hiçbir şikayeti yoktu. Dolayısıyla her şeyi hızlıca sonlandıran böyle ani bir durum gerçekleşmiş olmalı. Belki de bu, bir insan için en kötü gidiş yolu değildir" ifadelerini kullandı.
"BRETT KAVANAUGH SAVUNMASI KONGRE TARİHİNİN EN BÜYÜK KLASİKLERİNDENDİ"
Başkan Trump, Lindsey Graham'ın siyasi kariyerindeki en unutulmaz anlardan birinin, Yüksek Mahkeme Yargıcı Brett Kavanaugh'nun adaylık sürecindeki tarihi savunması olduğunu belirtti.
Trump, Graham'ın bu duruşunu şu sözlerle övdü:
"Brett Kavanaugh konusundaki duruşu, ABD Senatosu tarihinin en büyük klasiklerinden biridir. Kongre tarihinde eşine az rastlanır bir savunma yaptı ve Brett'i muazzam bir şekilde savundu. Eğer Lindsey o gün o çıkışı yapmasaydı, Brett Yüksek Mahkeme üyeliğine seçilemeyebilirdi. Ona çok haksız ve gaddarca davranıyorlardı. İyi bir insana yapılan bu adaletsizlik karşısında Lindsey, Senato'da adeta öfkeden patladı. Çok duygusal ve güçlü bir an yaşandı. Bu duruşun, Brett Kavanaugh'nun Yüksek Mahkeme'ye yükselişini kurtardığına inanıyorum. Lindsey, Demokratların Brett'e karşı yürüttüğü bu haksız kampanyaya o kadar çok öfkelenmişti ki orada kimsenin kolay kolay sergileyemeyeceği bir duruş ortaya koydu."
Mülakat esnasında iki siyasetçinin geçmişteki rekabeti de gündeme geldi. Sunucu, 2015 yılındaki başkanlık yarışı döneminde rakip olan ikilinin daha sonra nasıl bu kadar yakın müttefik haline geldiğini sordu.
Trump, bu değişimin karşılıklı saygı temelinde geliştiğini belirterek şunları kaydetti:
"Seçim kampanyası sürecinde onu yakından tanıma fırsatım oldu. Daha önce sadece bir veya iki kez karşılaşmıştık. Güney Carolina'ya gittiğimde seçimi çok büyük bir farkla kazandım. Herkesi geride bırakarak eyaleti domine ettim. Lindsey bu duruma saygı duydu ve bunu takdir etti. Sonrasında aramızda bir arkadaşlık başladı ve bu dostluk zamanla büyüdü. O inanılmaz bir savunucuydu. Onun gibisini bulmak imkansızdır. Düşünün, saatler süren o uzun uçak yolculuğunun hemen ardından beni arayıp 'Save America Act' hakkında konuşuyor. Bu yasanın geçeceğine tüm kalbiyle inanıyordu. Onun kaybı, bu yasa tasarısı için de çok büyük bir darbe oldu."
Trump, dostuyla yaptığı son konuşmada birbirlerine "Yakında görüşürüz" dediklerini paylaştı. Graham'ın Beyaz Saray'ı sık sık ziyaret ettiğini söyleyen Trump, "Onu severdim ve her zaman kapım açıktı. Bunu herkes için yapamazsınız. O, Senato'nun adeta sıcaklık ölçeri gibiydi. Çoğu Demokrat ondan hoşlanırdı, Cumhuriyetçilerin ise neredeyse tamamı onu severdi. Herkesle geçinmeyi bilirdi ama aynı zamanda çetin bir mücadeleciydi. İnsanlar onun ne kadar yetenekli bir siyasetçi olduğunu tam olarak idrak edemiyor olabilir. Bir tasarıyı onaylatmak için insanları kolayca kendi safına çekebilirdi. Çok az insanda bu seviyede bir yetenek gördüm" dedi.
GÜNEY CAROLINDAKİ YENİ SENATÖR ATAMASI
Senatör Graham'ın koltuğunun nasıl doldurulacağı ve eyalet valisinin geçici olarak kimi atayacağı yönündeki soru üzerine Trump, halihazırda aklında çok güçlü bir ismin olduğunu ancak vefatın hemen ardından bunu telaffuz etmeyi doğru bulmadığını belirtti.
Trump, Güney Carolina Valisi Henry McMaster ile olan yakın ilişkisine de değinerek süreci şöyle özetledi:
"Aklımda bu görev için harika olacağını düşündüğüm bir isim var ama Lindsey'nin vefatının üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmişken bunu konuşmak istemiyorum. Eyalet valisi benim çok yakın bir dostumdur. Kendisine geçmişte büyük destek verdim. O da 2016 yılında, henüz bu işlere yeni girdiğim dönemde beni ilk destekleyenlerden biri olmuştu. Çok güçlü bir destek vermişti, ben de daha sonra bunun karşılığını verdim. O dönem görevde olan ve çok da başarılı bulmadığım bir yetkiliyi Birleşmiş Milletler temsilciliğine kaydırarak Henry McMaster'ın vali olmasının önünü açtım. Henry gerçekten harika bir vali oldu. Şimdi görev süresinin sonuna yaklaşıyor ancak bu konuda en doğru kararı vereceğine inanıyorum."
Trump, Güney Carolina'daki yasal prosedür gereği geçici atamanın ardından yakın zamanda bir ara seçim yapılacağını belirterek "Her eyaletin kuralları farklıdır ancak nihayetinde bir seçim düzenlenecek. Adaylar çıkacaktır, bazıları iyi bazıları ise yetersiz olacaktır. Benim de destekleyeceğim bir isim var fakat bunu açıklamak için henüz çok erken" dedi.
"HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIK"
Mülakatın ilerleyen bölümlerinde sunucu, vefat eden Senatör Graham ile hafta içinde gerçekleştirdiği görüşmelerde İran ve Ortadoğu dış politikasının geniş yer tuttuğunu belirterek konuyu güncel gelişmelere getirdi.
ABD'nin dün gece gerçekleştirdiği yeni hava saldırılarının ardından İran tarafının Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını duyurduğunu, ancak ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM) boğazın açık olduğunu ilan ettiğini hatırlatan sunucu, bölgedeki son durumu sordu.
Başkan Trump, ilk olarak "Lindsey Graham'ın anısına hürmeten bu konularda konuşmak istemiyorum, bunu görüşme öncesinde de belirtmiştim" dese de ardından askeri operasyona ve bölgedeki duruma dair şu açıklamayı yaptı:
"Hürmüz Boğazı açık. Dün gece onları yerle bir ettik, ağır bir şekilde bombaladık. Onlar son derece kötü niyetli ve sorunlu insanlar. Kendileriyle son dönemde yaptığımız görüşmeler neticesinde dün mükemmel bir anlaşmaya varmışlardı. Nükleer faaliyetlerin durdurulması dahil her konuda anlaştık, her şeyden vazgeçtiler. Ancak bu mutabakatın hemen ardından, odadan çıktıktan bir saat sonra bir gemimize insansız hava aracıyla saldırdılar. Onlara 'Siz gerçekten hastasınız' dedim. Bu anlaşılması güç bir durum."