Pentagon yeni UFO arşivini kamuoyuyla paylaştı. "Çok hızlıydı"
ABD Savaş Bakanlığı, tanımlanamayan uçan nesnelere ilişkin şeffaflık çalışmaları kapsamında yeni arşiv belgesi ve videolar yayınladı. Buna göre 2019'da bir gözetleme uçağının kamerasına küçük bir nesne takıldı. Raporda nesnenin uçağın takip sistemini geride bırakacak kadar hızlı hareket ettiği aktarıldı.
ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), cuma günü eski adıyla UFO olarak bilinen Tanımlanamayan Anormal Olgulara (UAP) ilişkin dördüncü grup arşiv belgesini kamuoyuna açtı.
Yayımlanan son veri paketinde 19 video dahil olmak üzere toplam 40 yeni dosya yer alıyor.
Savaş Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın belirli hükümet belgelerinin gizliliğini kaldırma vaadinin ardından UFO dosyalarını 8 Mayıs tarihinden itibaren periyodik olarak yayımlamaya başlamıştı.
Bu kapsamdaki ikinci ve üçüncü grup arşiv paylaşımları sırasıyla 22 Mayıs ve 12 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilmişti.
Daha önce yayımlanan belgelerde, yabancı denizaltıların yakınlarında görülen UFO’lar, imkansız gibi görünen hızlarda hareket eden nesneler ve sessizce havada süzülen kürelere dair raporlar öne çıkmıştı.
İlk gruptaki belgelerde ise onlarca yıl öncesine dayanan rapor ve fotoğrafların yanı sıra astronotların tuhaf gözlemler bildirdiği NASA’nın Apollo 12, Apollo 17 ve Gemini 7 misyonlarına ait arşiv görselleri, askeri videolar ve resmi yazışmalar yer almıştı.
Yeni yayımlanan belgelerden biri, 1 Eylül 2015 tarihinde Texas’taki Pantex nükleer silah tesisi yakınlarında gerçekleşen bir gözlemi detaylandırıyor. Raporda söz konusu nesnenin saatte yaklaşık 16 ila 24 kilometre (10-15 mil) hızla ilerlediği belirtiliyor.
Olayın tanıkları, nesneyi üst kısmı yuvarlatılmış bir elmas şeklinde, yaklaşık 1,2 metre (dört fit) yüksekliğinde ve tabanı 60 santimetre (iki fit) genişliğinde olarak tarif etti.
Görgü tanıklarının nesnenin rengi konusunda farklı beyanlarda bulunduğu, bazılarının siyah, bazılarının ise gümüş, kırmızı ve mavi renkler gördüğünü söylediği kaydedildi.
Analiz raporunda, nesnenin herhangi bir tehdit oluşturmadığı ve hassas tesislere yaklaşmadığı bilgisi yer aldı.
ASKERİ GÖZETLEME UÇAĞINDAN DAHA HIZLIAktif askeri operasyonlar veya eğitimler sırasında hava sahasının yetkisiz şekilde ihlal edilmesi durumunda düzenlenen bir "sahaya müdahale" (range-fouler) raporuna göre, 2019 yılında bir gözetleme uçağının kamerasına küçük ve dikdörtgen bir nesne takıldı.
Askeri tanıklar, nesnenin daha önce hiç görmedikleri uçuş özelliklerine sahip olduğunu belirtti.
Raporda, nesnenin uçağın takip sistemini geride bırakacak kadar hızlı hareket ettiği aktarıldı.
Son paylaşılan arşivde, tanımlanamayan nesneleri gösteren görüntülerin de dahil olduğu ek NASA dokümanları yer aldı.
Belge paketi ayrıca Apollo 14 ve Apollo 17 uçuşlarına ait görev sonu raporlarını ve brifing detaylarını içeriyor.
Sarı Deniz üzerinde kaydedilen bir UAP’nin, ABD askeri platformuna ait elektro-optik ve kızılötesi sensör görüntülerini bozduğu tespit edildi. 2023 yılına ait video, süresi ilerledikçe kalitesi kademeli olarak kötüleşen 4 dakika 57 saniyelik bir kaydı kapsıyor.
2020 yılında Atlas Okyanusu üzerinde yaşanan bir karşılaşmaya ait video, uzun süredir hakkında söylentiler bulunan "yüzen beyin" tipi UAP görüntüsüyle örtüşüyor.
Kayıtta, altından daha ince parçalar sarkan damla şeklindeki bir nesneye yakınlaştırma yapıldığı görülüyor.
TARİHİ BELGELER ONLARCA YIL ÖNCESİNE DAYANIYORYayımlanan son pakette güncel gözlemlerin yanı sıra tarihi belgeler de yer alıyor. 1949 tarihli bir belge, Los Alamos Ulusal Laboratuvarı yakınlarında görülen yeşil ateş toplarına ilişkin düzenlenen bir toplantıyı detaylandırıyor.
Toplantının katılımcıları arasında, Manhattan Projesi’nde görev almış bazı isimlerin de bulunduğu önde gelen bilim insanlarının yer aldığı belirtiliyor.
Hükümetin tuhaf gözlemleri incelemek üzere başlattığı ilk girişimlerden biri olan Project Sign kapsamında hazırlanan 1948 tarihli bir belge ise 1947 ve 1948 yılları arasında yapılmış 100 raporu içeriyor.
İkinci Dünya Savaşı pilotlarının "foo fighters" olarak adlandırdığı gözlemleri bildirmesiyle başlayan süreçte, o dönemde raporlarda ciddi bir artış yaşandığı görülüyor.
Savaş sonrası dönemde ise 1947 yılındaki meşhur Roswell hadisesi de dahil olmak üzere çok sayıda sivil gözleminin belgelendiği aktarılıyor.