Merkez Platform

Ötanazi dinimizde kesinlikle haramdır

Profesör Nihat Hatipoğlu hocamız pazar sabahı ATV'de yayınlanan Kur'an ve Sünnet programında İslam ve tıbbın kesişme noktasında yer alan iki önemli konuya açıklık getirdi. Batı toplumlarında giderek yaygınlaşan ötanazi (Hasta kişinin kendi isteği ile tıbbi yöntemler kullanılarak hayatının...

03 Haz 2026 - 08:02 YAYINLANMA
Ötanazi dinimizde kesinlikle haramdır

Profesör Nihat Hatipoğlu hocamız pazar sabahı ATV'de yayınlanan Kur'an ve Sünnet programında İslam ve tıbbın kesişme noktasında yer alan iki önemli konuya açıklık getirdi.

Batı toplumlarında giderek yaygınlaşan ötanazi (Hasta kişinin kendi isteği ile tıbbi yöntemler kullanılarak hayatının sonlandırılması) uygulamasının İslam dinine göre kesinlikle haram olduğunu söyleyen Profesör Hatipoğlu, bir insanın yaşamının başlamasının da bitmesinin de sadece Allah'ın iradesinde olduğunu hatırlatarak, "Hastalık yüzünden insanın acı çekmesi normaldir. O acıya tahammül edebilmek de bir sınavdır. Doktorlar acıyı hafifleten ilaçlar verebilir ama kişinin iğne ile uyutulması yani öldürülmesi kesinlikle haramdır" şeklinde konuştu.
Hocamız, domuzdan insana kalp kapakçığı transferinin İslami açıdan bir sakıncası olmadığını belirtirken, bir ayrıntının da altını çizdi: "Eğer o hasta için başka bir alternatif tıbbi yöntem uygulanamıyorsa tabii..."


Zeynep'e niye destek yok?
Zeynep Sönmez diye bir kızımız çıktı, tüm büyük tenis turnuvalarında ülkemizin adını duyurup, hayalini bile kuramadığımız başarıların altına imza attı. Gelin görün ki, hiçbir başarının cezasız kalmadığı coğrafyamızda o da belasını (!) buldu ve sponsorsuz kaldı.

Türk Hava Yolları'nın, dünya sıralamasında 59'uncu basamakta yer alan milli tenisçi Zeynep Sönmez ile sponsorluk iş birliğini sonlandırması spor kamuoyunda tepki çekti. THY'nin kısa süre sonra Çinli tenisçi Zheng Qinwen'i küresel marka elçisi olarak açıklaması, yerli sporculara verilen destek konusunda eleştirileri de beraberinde getirdi.
Bu köşenin arşivi, bayrağımızı göklerde yıllardır başarıyla dolaştıran THY'mizle gurur duyan övgü yazılarıyla doludur. Doğrusu bu karar beni fazlasıyla şaşırttı. THY tarafından bu konuyla ilgili bir açıklama ulaşırsa onu da sizlerle paylaşırım.
Tenis gibi bireysel sporlarda sponsor olmadan başarı kazanmak mümkün değil. Bu yetenekli genç sporcumuza destek olacak aklı selim firmamız çok.
Haydi bakalım, pamuk eller cebe...


Amerika'da Mehter şart
Dikkat ediyor musunuz, milli maçlarda tribünü ateşleyecek, hep birlikte keyifle söylenecek bir marşımız, şarkımız, sloganımız yok. Hâlâ 68 model "Kırmızı, beyaz, en büyük Türkiye" ile tezahürat yapıyoruz. Ne yalan söyleyeyim, Milli Takım için sanatçılarımızın bu yıl ürettiği şarkılar içinde de dişe dokunur bir şey duyamadım. Baksanıza, Makedonya maçında gollerden sonra hâlâ Tarkan'ın yıllanmış şarkısı çalınıyordu.

Ben derim ki, Dünya Kupası'nda tribünlerimizde mutlaka Mehter Takımı bulunsun. Eşsiz ezgileriyle hem takımı ve taraftarı coştursun, hem de tüm ülkeler dünyanın ilk ordu orkestrasından haberdar olsun.
Ve son bir not: Tedesco inşallah Makedonya maçını izlemiştir. Çünkü Montella "Oğuz Aydın ve İrfan Can Kahveci nasıl oynatılır?" dersi verdi.


Gaf'let kürsüsü
Scott Travis'i sahnede izlemek için 35-80 bin lira ödeyenler hem bir saat bekledi hem atkı, şapka ve gözlükle gizlenmiş "birini" seyretti hem de 18 dakika ile yetindi.

Zap'tiye
Türk Dil Kurumu'na göre "yeşilzeytin" bitişik, "siyah zeytin" ayrı yazılıyor. İnsanları geçtik, zeytinlere bile rengine göre muamele eder olduk.

Ne demiş?
"Bir arkadaşım çağdaş sanat müzesinde çalışıyor. Temizlik görevlisi her gün elinde bir şeyle gelip 'Bu sanat eseri mi, yoksa atayım mı?' diye soruyormuş." (Sanal medyadan)

Kaynak :
sabah.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: