Ali Özdemir - Merkez Medya

Hürmüz düğümü ve enerji şoku: Küresel ekonomide büyük düşüş sinyalleri

Hürmüz Boğazı'nda tırmanan askeri gerilim ve karşılıklı hamleler, küresel ekonomiyi "modern çağın en büyük enerji krizi" riskiyle karşı karşıya bırakırken, büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edildi.

24 Nis 2026 - 07:01 YAYINLANMA
Hürmüz düğümü ve enerji şoku: Küresel ekonomide büyük düşüş sinyalleri

ABD-İsrail hattı ile İran arasında 45 günü geride bırakan çatışma süreci ve küresel enerji ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanma noktasına gelmesi, dünya ekonomisinde taşları yerinden oynattı. 

Petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması ve tedarik zincirindeki kırılmalar, 2026 yılına ilişkin küresel büyüme beklentilerini yüzde 4,6’dan yüzde 3,1’e kadar geriletti.

TRT Haber muhabirinin derlediği bilgilere göre, bölgedeki askeri ve diplomatik satranç, küresel piyasalarda şu başlıklarla yankılanıyor:

Petrol fiyatlarında "Hürmüz" etkisi

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun, deniz güvenliğini ihlal ettikleri gerekçesiyle biri İsrail bağlantılı iki yabancı gemiye el koyması, enerji piyasalarında deprem etkisi yarattı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2 artışla 100,48 dolar seviyesine yükselirken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol 91,56 dolardan alıcı buldu.

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin kesilmesinin özellikle Avrupa ülkeleri için "jet yakıtı kıtlığı" riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. ABD'nin bölgedeki deniz ablukası ve mayın temizleme operasyonları gerilimi diri tutarken, petrol fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyonist baskıyı artırması bekleniyor.

IMF'den büyüme ve enflasyon uyarısı

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan son veriler, savaşın ekonomik faturasının beklenenden daha ağır olabileceğini ortaya koydu.

Büyüme kaybı, 2026 yılı için daha önce yüzde 3,4 olarak öngörülen küresel büyüme tahmini yüzde 3,1’e çekildi. Savaşın uzaması halinde bu oranın yüzde 2,1’in altına düşebileceği belirtiliyor.

Enerji fiyatlarındaki şokun etkisiyle 2027'de küresel enflasyonun yüzde 6’nın üzerine çıkabileceği öngörülüyor.

İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek seviyeye ulaşan kamu borçlarının GSYH'ye oranının yüzde 93,9'a ulaşması, hükümetlerin mali manevra alanını kısıtlıyor.

Trump’ın stratejisi

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'ın ara buluculuğuyla gündeme gelen ateşkesi "ucu açık" şekilde uzatırken, süreci Tahran üzerinde bir zaman baskısına dönüştürmeyi hedefliyor. Trump, İran donanmasının ve askeri kapasitesinin büyük oranda imha edildiğini savunarak, "Zaman onların lehine işlemiyor. Acelemiz yok, en iyi anlaşmayı istiyoruz," ifadeleriyle ekonomik ablukanın sürdürüleceği mesajını veriyor.

ABD yönetiminin, Hürmüz’deki gemi el koyma eylemlerini Amerikan gemilerini kapsamadığı sürece "ateşkes ihlali" saymaması, stratejik bir bekleyiş içerisinde olduğunu gösteriyor. Ancak bölgeden gelen çelişkili açıklamalar piyasalardaki oynaklığı beslemeye devam ediyor.

Bölgesel ekonomiler darboğazda

Savaşın faturası sadece doğrudan taraflara değil, tüm Körfez bölgesine kesiliyor. Katar ve Irak, Hürmüz'deki tıkanıklıktan en fazla etkilenen ülkeler olarak öne çıkıyor. Bu ülkelerin GSYH'lerinde sırasıyla yüzde 8,6 ve yüzde 6,8 oranında gerileme bekleniyor.

Euro bölgesinde yüksek enerji maliyetleri imalat sanayini baskılarken, ABD'de mali açığın GSYH'nin yüzde 7,5'ine yükselmesi bekleniyor.

Belirsizlik hakim

Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılmaması ve "deniz ablukası" uygulamalarının devam etmesi, küresel ticaretin rehin kaldığı bir döneme işaret ediyor. Pakistan’da yapılması beklenen müzakerelerin sonuçsuz kalması ve sahadaki askeri hareketliliğin sürmesi durumunda, 2026 yılının dünya ekonomisi için "kayıp bir yıl" olma riski güçleniyor.

Ekonomi yönetimi ve merkez bankaları, bir yandan artan enflasyonu kontrol altına almaya çalışırken diğer yandan üretimin durma noktasına gelmesini engellemek gibi oldukça hassas bir dengeyi korumak zorunda kalacak.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: