‘Adalet olmazsa bağlılık sağlanmaz’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi’ne dört bölümde yayımlanacak bir röportaj verdi. Bahçeli dün yayımlanan ilk bölümde, özetle şunları söyledi:
TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI TASAVVURU: Geçmişte çeşitli zamanlarda Türkiye ve Türk milleti adına ifade etmiş olduğumuz birçok düşünce bugün realiteye dönüştüğü gibi yine birçok gelişme de devletimiz ve milletimizin geleceği için yeni eşikler oluşturmuştur. Değişen, dünya, bölge ve ülke gerçekleri ve yeniden şekillenen düzen anlayışları bizim de çağın ruhuna uygun bir konumlandırma yapmamızı gerekli kılmıştır. Bu, ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ tasavvurudur.
DÜNYADAKİ GELİŞMELERİ DOĞRU OKUMALIYIZ: Bozulan her düzen, inşa edilmeye çalışılan her nizam içerisinde çeşitli riskler barındıracağı gibi fırsatları da ihtiva eder. “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tam da bu yeniden inşa sürecinin nasıl bir fırsata çevrileceğinin mantığını ve genel çerçevesini bize verir. Bu anlamda bütün dünyadaki gelişmeleri doğru okumalı ve kendimizi buna hazırlamalıyız. Dünya nereye gidiyor ve biz bunun neresindeyiz? Durduğumuz yeri çok iyi bilmeliyiz.
DEVLET DEJENERE OLUR: Devlet denildiğinde aklımıza gelen ilk şeylerden biri hiç şüphesiz kanun, bir başka ifade ile hukuk ve düzen kavramlarıdır. Devlet, vatandaşlarını sadece dıştan gelen tehlikelere karşı korumaz, aynı zamanda içten gelecek saldırılara karşı da korur. Devletin bu düzeni sağlarken ilk amacı, adalet ilkesini gerçekleştirmektir. Halk, kendisine devletin adil davrandığına inanmazsa, o zaman koruma görevini yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan sisteme itaat sağlanır ama bağlılık sağlanmaz. Bağlılığın sağlanamadığı bir toplumsal ve siyasal ortam ise en küçük bir istikrarsızlıkta ciddi düzeyde kırılganlaşır. Ardından devlet yapısı dejenere olur. Böyle bir sarsılmaya meydan vermemek için devletin adaleti gerçek anlamda tesis etmesi gerekir.
‘En önemli eşikortak alfabe’
TÜRK TEO-STRATEJİSİ: Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın dayanaklarının ilki ‘Türkçe Dünya Kurma İdeali’dir. ‘Türkçe Dünya Kurma İdeali’ bütün diğer dayanakların çatı kalıbı ve yüksek idealimizdir. Türk kültürü bütün tarih boyunca ahlak ve evren görüşleri arasında bütünleşme sonucundaki ideal kültür karakterini kazanabilmiştir. Ortak değerler sistemi, ortak evren ve yaratıcı tasavvuru hiç kuşkusuz insani-toplumsal dünyaya ait her konuda benzer düşünceleri ve ortak idealleri beraberinde getirecektir. Bu bağlamda Türk teo-stratejisi hususi önem arz edecektir. Türk estetiği ve sanatıyla ilgili Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak sanatsal etkinlikleri çok daha fazla artırması kuşkusuz önemlidir. Çünkü ortak hafıza, anılar, tecrübeler ve değerlere en kısa ve en güçlü ulaşabilecek form sanatta gizlidir. Türkçe dünya kurmak yüksek idealimizin en önemli eşiği şüphesiz ortak alfabedir. Ortak isimler tespit edilmeli ve ‘Türk Dünyası Edebiyatı’ olarak Türk Devletleri Teşkilatı’nda bulunan bütün ülkelerin eğitim müfredatlarında yerini almalıdır.