AB Liderler Zirvesi Brüksel'de toplanacak

Kıbrıs başkanlığında Brüksel'de toplanacak olan AB Zirvesi'nde bütçe, savunma kapasitesi, Ortadoğu ve Ukrayna başlıkları ele alınacak.

18 Haz 2026 - 12:02 YAYINLANMA
AB Liderler Zirvesi Brüksel'de toplanacak

Kıbrıs başkanlığında 18 Haziran günü Brüksel'de başlayacak iki günlük AB Zirvesi'nin gündeminde birliğin 2028-2034 dönemi bütçe taslağı, savunma kapasitesinin artırılması, Ortadoğu'daki durum ve Ukrayna çatışması yer alıyor.

 

Avrupalı liderler toplantıda Kiev'e yönelik desteklerin sürdürülmesini ve Moskova üzerindeki baskının artırılmasını ele alacak.

 

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de akşam saatlerinde tartışmalara katılarak ülkesinin AB entegrasyonu ve barışçıl çözüm adımlarını istişare etmesi bekleniyor.

 

Toplantı öncesinde, AB'nin Ukrayna konusunda Rusya ile doğrudan diyaloğu yeniden kurma girişimlerinde ilerleme kaydettiği bildirildi.

 

Bloomberg'ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, gelecekte daha içerikli müzakerelere zemin hazırlamak amacıyla üst düzey bir Rus yetkiliyle şimdiden iki kez telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise 4 Haziran günü St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) kapsamında uluslararası haber ajanslarının yöneticileriyle yaptığı görüşmede, Moskova'nın AB temsilcileriyle temas kurmaktan hiçbir zaman kaçınmadığını belirtti.

 

Putin, buna rağmen Rusya'ya stratejik yenilgi yaşatılacağını tekrarlayan müzakerecilere güvenemeyeceklerini kaydetti.

G7'DE ANA DÜNDEM 'TRANSATLANTİK DENGELER' OLDU

Ukrayna müzakerelerinin Avrupalıların katılımıyla yeniden başlaması konusu, 15-17 Haziran tarihlerinde Evian'da düzenlenen G7 Zirvesi'nin de ana gündem maddelerinden birini oluşturdu.

 

Avrupalı katılımcılar, son aylarda odağını Ukrayna'dan İran ile olan savaşa kaydıran ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğini almayı hedefledi.

 

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri, daha önce Putin ile Trump arasında Alaska'da yapılan görüşmede varılan mutabakatların ötesine geçebilecek beş aşamalı bir barış ve diyalog çerçevesi sundu.

 

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Federal Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, 7 Haziran günü ortak bir bildiri yayımlayarak adil ve kalıcı bir barış için beş şart ileri sürdü.

 

Bu şartlar arasında çatışmaların durdurulması ve mevcut cephe hattının herhangi bir anlaşma için başlangıç noktası olarak kullanılmaması yer alıyor.

 

Kremlin ise bu şartları tutarsız bularak Avrupalıların bir yandan barıştan söz ederken diğer yandan Ukrayna'nın yeni silahlar üretmesine yardım etme niyetini vurguladığını kaydetti.

 

ABD ile İran arasındaki barış anlaşmasının ardından Ukrayna'ya odaklanma sözü veren Trump, pazar günü Putin ve Zelenskiy ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

 

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, ABD Başkanı'nın Putin'e G7 Zirvesi sırasında Kiev ve Avrupalı ortaklar üzerinde etki kurma sözü verdiğini aktardı.

 

Trump, 15 Safha günü Evian'da Zelenskiy ile bir araya gelerek görüşmeyi iyi olarak nitelendirdi ve yeni bir görüşme sözü verdi. Gazetecilere yaptığı açıklamada çatışmaların son bulması için Rusya tarafının bir anlaşma yapması gerektiğini ifade etti.

 

Zelenskiy ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Trump ile ABD'de Putin'in de katılacağı bir toplantı organize etme olasılığını ele aldıklarını yazdı.

 

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise kendilerine böyle bir davetin ulaşmadığını belirterek, Ukrayna ihtilafının çözümü konusunda ciddi ve sorumlu bir diyaloğa hazır olması durumunda Zelenskiy'nin Moskova'da kabul edilebileceğini açıkladı.

ORTAK BİLDİRİDE UKRAYNA'YA YARDIM KARARI

Zirve öncesinde bazı basın organlarında transatlantik müttefikler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle ortak bir bildiri imzalanmasının zor olduğu tahmini yapılmıştı.

 

Ancak G7 liderleri jeopolitik konuları içeren ortak bir açıklama yayımladı. Bildirinin Ukrayna bölümünde Rusya ile temasların yeniden kurulmasından bahsedilmezken, Kiev'e askeri sevkiyatların artırılacağı kaydedildi.

 

Açıklamada, hava savunma vasıtalarının, ek sistemlerin, önleyici füzelerin ve uzun menzilli mühimmatların tedarikinin artırılması konusunda mutabık kalındığı bildirildi.

 

Ayrıca G7 ülkeleri, petrol ve gaz sektörü de dahil olmak üzere yaptırımları sıkılaştırarak Rusya ekonomisi üzerindeki baskıyı artırma kararı aldı.

 

Açıklamada, Başkan Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yönelik İran ile yaptığı anlaşmanın desteklendiği ve bu sebeple ek önlemler almak için uygun bir zaman olduğu ifade edildi.

 

Trump da zirvede yaptırımlara değinerek, Basra Körfezi'nden petrol sevkiyatının başlaması sebebiyle yakında Rusya'ya yönelik petrol yaptırımlarının yeniden devreye alınabileceğini söyledi.

 

Almanya Şansölyesi Merz ortak bildiriyi gerçek bir başarı olarak nitelendirerek, dış politika sınamalarında ortak bir dil bulunmasının transatlantik birliği ve kararlılığı adına yeni bir üslup belirlediğini ifade etti.

 

Merz, barış için ilk kez bir şans doğduğunu belirterek Trump'a doğru zamanda müzakerelere başlama kararlılığını ilettiğini söyledi.

 

Macron ise zirvenin Ukrayna konusundaki tutumlarda önemli bir değişim anı olduğunu savunarak, Trump'ın Rusya'nın barış niyetinin olmadığını anladığını ileri sürdü.

 

Avrupa gündemi odaklı yayın yapan Euractiv sitesi, Avrupalıların Kiev'e yapılan askeri yardımları kendilerinin finanse etmesi sayesinde Trump'ın takdirini kazandığını ve müzakere masasında yer bulduğunu yazdı.

 

Buna karşın The New York Times, Trump'ın Ukrayna çatışmasının artık öncelikleri arasında yer almadığını açıkça belirttiğini aktararak bu iyimserliği paylaşmadı.

 

Gazete, Trump'ın "Bizim bununla bir ilgimiz yok. Ukrayna'ya silah satmamız dışında bizi etkileyen bir durum değil, binlerce kilometre uzaktayız" ifadelerine yer verdi.

 

Zelenskiy ise Trump'ın, Ukrayna'ya Patriot hava savunma sistemleri için füze üretim lisansı verilmesi talebine olumlu yaklaştığını bildirdi. İlk olarak Aralık 2024 tarihinde dile getirilen bu talebe karşı Washington o dönem somut bir karar almamış, Trump ABD'nin bu silahlara kendisinin ihtiyacı olduğunu belirtmişti.

 

Ancak Temmuz 2025 tarihinde Trump, Avrupa ülkelerinin ellerindeki sistemleri Kiev'e devredebilmesi amacıyla bu ülkelere 17 adet Patriot sistemi sevk edileceğini duyurmuştu.

 

Bloomberg'e konuşan yetkililer, Trump'ın Amerikan savunma şirketlerinden Avrupa ve Ukrayna'da lisanslı füze üretimi başlatmalarını istemeyi planladığını aktardı.

 

Politico'ya konuşan Avrupalı diplomatik kaynaklar ise Trump'ın kamuoyu önündeki açıklamalarının ardından sıkça yön değiştirdiğini hatırlatarak başarıların abartılmaması gerektiği tembihinde bulundu.

 

Kaynaklara göre ABD Başkanı, Rusya'ya baskıyı artırmayı Hürmüz Boğazı'nın temizlenmesi için Avrupalıların yardım etmesi şartıyla kabul etti ancak bu konuda somut bir uzlaşı sağlanamadı.

 

Macron'un, bölgeye mayın temizleme gemileri gönderilmesinin ancak ABD'nin resmi talebi ve İran ile Umman gibi ilgili tarafların onayıyla mümkün olabileceğini vurguladığı belirtildi.

AB'NİN UKRAYNA STRATEJİSİ NASIL ŞEKİLLENDİ?

Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel'deki zirve davetinde, Rusya'ya baskı uygulama ve Ukrayna'ya desteği artırma yönündeki ikili yaklaşımın işlediğini kaydederek toplantının ana temalarından birinin Ukrayna'nın AB entegrasyonunu hızlandırmak olduğunu belirtti.

 

Zirve öncesinde AB, Ukrayna ve Moldova ile üyelik müzakerelerinin ilk fasıl kümesini resmen başlattı.

 

Bu adım, ulusal mevzuatın AB normlarına uygunluğunun denetlenmesi ve belirli alanlarda reformların yapılması sürecine geçildiğini gösteriyor.

 

Sürecin ilerlemesinde, Ukrayna'nın AB entegrasyonunu daha önce engelleyen Viktor Orban'ın ardından Macaristan'da yönetime gelen Peter Magyar'ın tutumu etkili oldu.

 

Brüksel ile ilişkileri düzeltmek ve mali yardım almak isteyen Magyar, Kiev ile Transkarpatya'daki Macar azınlığın haklarının iadesi konusunda anlaşmaya varılması üzerine itirazlarını geri çektiklerini açıkladı.

 

Magyar, Ukrayna'nın taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda katılım sürecinde ilerleyemeyeceğini ve bu sürecin uzun yıllar alabileceğini ekledi.

 

Genişleme şartlarının ayrıntılı ele alınmasının ekim ayındaki Avrupa Konseyi toplantısına bırakılması, 18 Haziran günü ise konuya kısaca değinilmesi bekleniyor.

 

Budapeşte'nin tutum değiştirmesiyle AB, Ukrayna için 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 90 milyar avroluk krediyi de onayladı.

 

Macaristan krediyi engellemeyeceğini ancak kendi kaynaklarından katkı sunmayacağını açıkladı. Avrupa Komisyonu Sözcüsü Balazs Ujvari, ilk taksidin haziran sonuna kadar Kiev'e ulaşacağını teyit etti.

 

Brüksel'deki zirvede liderler, Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketini de nihayete erdirecek. Magyar, AB içinde fikir birliği olması durumunda yaptırımları destekleyeceklerini belirtti.

 

Ancak Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev gibi isimler yaptırımlara karşı çıkıyor. Kiev'e askeri yardımı askıya alan ve Moskova ile diyalog isteyen Radev'in, yaptırım paketinde Moskova Patriği Kirill'e yönelik kısıtlamalara karşı çıktığı bildirildi.

 

Bulgaristan Dışişleri Bakanı Velislava Petrova-Çamova, ekonomik etkisi olmayan ve ters tepme riski barındıran önlemleri desteklemediklerini açıkladı.

 

Rusya ile diyalog konusunda da birlik içinde görüş ayrılıkları sürüyor. Litvanya ve Estonya gibi ülkeler ortak bir özel temsilci atanması fikrine karşı çıkarken, adı arabuluculuk için geçen Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb bu rolü reddederek temasların Londra, Paris ve Berlin tarafından yürütülmesi gerektiğini belirtti.

 

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise mevcut formatların tüm Avrupa adına konuşma meşruiyetine sahip olmadığını savunarak ortak bir temsilci atanması gerektiği görüşünü koruyor.

Kaynak :
Ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: