AB içinde "Made in Europe" kavgası. Milyarlarca euroluk teşvik kime gidecek?

Avrupa Birliği, kamu ihaleleri ve sübvansiyonlarda yerli üretimi şart koşan Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısı nedeniyle derin bir görüş ayrılığına sürüklendi.

24 Eyl 2026 - 17:02 YAYINLANMA
AB içinde "Made in Europe" kavgası. Milyarlarca euroluk teşvik kime gidecek?

Avrupa Birliği, kamu kaynaklarını stratejik yerli sanayiyi ayağa kaldırmak amacıyla kullanmaya hazırlanırken, Brüksel'de "Made in Europe" (Avrupa'da Üretilmiştir) kavramının sınırları üzerine şiddetli bir anlaşmazlık yaşanıyor.

 

Avrupa Komisyonu tarafından Mart ayında sunulan Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısı, otomotiv ve temiz enerji gibi kritik alanlarda kamu ihaleleri, açık artırmalar ve devlet sübvansiyonlarından yararlanmak isteyen şirketlere yerli üretim şartı getiriyor.

 

Plan, AB'nin yıllık 2 trilyon euroyu aşan ve birlik gayrisafi hasılasının yüzde 14'ünü oluşturan dev kamu alım gücünü devreye sokmayı amaçlıyor.

 

Temel hedef ise Avrupa'daki yüksek enerji fiyatları ve sıkı regülasyonlardan muaf olan yabancı rakiplerle mücadele etmek ve bilhassa güneş paneli bileşenleri gibi temiz teknolojilerde küresel pazara hakim olan Çin'e bağımlılığı azaltmak.

PARİS İLE BERLİN ARASINDA SANAYİ CEPHESİ

Tasarı, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin yanı sıra ortak pazarın parçası olan İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç'ten gelen ürünleri doğrudan kapsıyor.

 

Komisyon, tedarik zincirlerinin kopmasını önlemek ve müttefiklerle ticari bağları korumak amacıyla serbest ticaret anlaşmaları, gümrük birlikleri veya karşılıklı kamu alım sözleşmelerine sahip ortak ülkeleri de sisteme dahil etmeyi planlıyor.

 

Fransa ise bu çerçevenin fazlasıyla geniş tutulduğu görüşünde.

 

AFP ajansının aktardığına göre Fransız Sanayi Bakanı Sebastien Martin, Brüksel'deki toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, "Avrupalıların kamu parası, Avrupalı işçileri ve Avrupa fabrikalarını desteklemelidir" diyerek sınırların dar tutulmasını istedi.

 

Buna karşılık Almanya, Belçika ve bazı üye ülkeler "Avrupa ile Üretilmiş" yaklaşımını savunuyor. Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, üretimi Avrupa içinde artırırken İsviçre, Norveç ve Kanada gibi güvenilir ortaklara dayanmayı sürdürmek gerektiğini kaydetti.

 

Belçika Başbakan Yardımcısı David Clarinval de kurallara uyan ülkeleri içeren açık bir liste talep ettiklerini belirterek İngiltere, Güney Kore, Kanada ve İsviçre'yi örnek gösterdi.

 

İsveç ve Çekya katı kuralların yatırımları caydırabileceği ve fiyatları tırmandırabileceği uyarısında bulunurken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz daha önce sadece Avrupa'yı önceleyen kuralların "son çare" olması gerektiğini dile getirmişti.

 

Polonya adına konuşan Michal Baranowski ise dengeli bir yaklaşımı desteklediklerini, kuralların şirketler için "bürokratik bir kabusa" dönüşmemesi gerektiğini, İngiltere, Avustralya, Japonya veya İsviçre'nin kapsama alınıp alınmayacağını söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı.

SEKTÖRLERE ÖZEL YERLİLİK KOTALARI GELİYOR

Komisyon'un hazırladığı tasarı çelik, alüminyum, çimento, elektrikli araçlar, bataryalar, güneş ve rüzgar enerjisi, hidrojen teknolojisi ve nükleer enerji gibi kritik alanları hedefliyor.

 

Her sektör için farklı yerlilik ve düşük karbon eşikleri öngörülüyor:

 

Kamu kaynaklarıyla alınacak elektrikli araçların montajının AB sınırlarında yapılması ve yasa yürürlüğe girdikten altı ay sonra, batarya haricindeki parçalarının yüzde 70'inin AB menşeili olması zorunlu tutuluyor.

 

Güneş panellerinde evirici (inverter) ve hücrelerin üç yıl içinde Avrupa'da üretilmesi şartı aranıyor.

 

Alüminyum alımlarında yüzde 25 AB üretimi ve düşük karbon kriteri getirilirken, çelik alımlarında sadece yüzde 25 düşük karbon şartı aranıyor; Avrupa menşei zorunluluğu uygulanmıyor.

 

Öte yandan çelik üreticileri kendi sektörlerinin de yerlilik kapsamına alınması için kulis yürütüyor.

 

Tasarının getirdiği kurallar, ürünlerin Avrupa'da tedarik edilemediği veya tedarikçi değiştirmenin maliyetleri fahiş biçimde yükselttiği hallerde muafiyet tanıyor.

 

Tasarı, yabancı yatırımlara yönelik ağır denetim hükümleri de içeriyor.

 

Yatırımcının kendi ülkesinin küresel üretim kapasitesinin en az yüzde 40'ını elinde tuttuğu stratejik sektörlerde, 100 milyon euronun üzerindeki doğrudan yatırımlara özel şartlar getiriliyor.

 

Reuters'ın haberine göre Çin'i hedef aldığı belirtilen bu madde uyarınca; yabancı yatırımcılar Avrupalı bir şirkette çoğunluk hissesine sahip olamayacak, ağırlıklı olarak Avrupalı işçileri istihdam edecek ve fikri mülkiyet lisansını AB'deki yatırımın faydasına sunacak.

İNGİLTERE VE KÜRESEL ORTAKLAR TEDİRGİN

Mevzuatın dışarıda bırakacağı ülkelere dair belirsizlik uluslararası alanda kaygıları artırdı.

 

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ülkesinin "güvenilir ortak" sayılması için girişimde bulunacağını belirterek, dışlanmanın İngiliz otomotiv sektörüne ağır darbe vuracağı uyarısını yaptı.

 

İngiliz Motorlu Araç Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT), Birleşik Krallık'ın kapsam dışı kalmasının 80 milyar euroluk ikili ticaret hacmini ve ortak yatırımları riske atacağını bildirdi.

 

Japon otomobil üreticileri de kuralların küresel tedarik ağlarına zarar verebileceğine dikkat çekti.

 

Yıl sonuna kadar AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda, 27 ülkeyi ortak bir metinde uzlaştırmaya çalışıyor.

 

Masadaki formüllerden biri, kuralların her sektör ve hatta her ürün bazında ayrı ayrı esnetilmesini içeriyor.

 

Mevzuatın yasalaşması için Avrupa Parlamentosu ve üye devletlerin ortak bir metin üzerinde uzlaşması gerekiyor.

 

Parlamentoda süreci yönetecek olan Alman raportör Anna Cavazzini ile Fransız parlamenterler Christophe Grudler ve Pierre Jouvet değişiklik önergelerini sunmaya hazırlanırken, nihai onayın gelecek yıl çıkması hedefleniyor.

Kaynak :
Ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: